Hamilelikte kalsiyum alımı, Bebeğin kalbini güçlendiriyor
Kalsiyum kemiklerin ana yapısında bulunan ve onların güçlü kalmasını sağlayan bir mineraldir. Ancak bu önemli ve vücudunuzun her gün gereksinim duyduğu mineralin görevleri bunlarla sınırlı değildir. Kalbinizin düzenli atması, kan pıhtılaşma sisteminizin düzenli işlemesi, sinirlerinizin sağlıklı çalışması ve kaslarınızın düzgün fonksiyon görmesi de kalsiyumun yardımıyla olur. Kalsiyum organizmanızın düzgün çalışmasında kilit rol oynar.
Hamilelikte kalsiyum ihtiyacı artar
Kişinin kalsiyum ihtiyacı daha doğmadan önce başlar. Karnınızda gelişmekte olan bebeğinizin de güçlü kemiklerinin ve dişlerinin olması için kalsiyuma gereksinimi vardır. Ayrıca sağlıklı sinir sitemi, kalp ve kas yapıları için de kalsiyum önemlidir. Tıpkı sizin olduğu gibi, gelişimini hızla devam ettiren bebeğinizin kalp atım ritminin normal ve kan pıhtılaşma sisteminin düzgün şekilde gelişmesi için yeterli kalsiyum alması şarttır. Araştırmalar gebelik sırasında saatte 13 miligram ya da başka bir deyişle günde 250 - 300 miligram kalsiyumun plasentadan geçerek bebeğe ulaştığını göstermekte. Buna göre doğduğu zaman bebeğinizin vücudunda yaklaşık 25.000 miligram kalsiyum bulunacaktır. Bebeğinizin vücudunda bulunan bu kalsiyumun tek kaynağı sizsiniz. Eğer hamileliğiniz sırasında yeterli miktarda almazsanız bebeğiniz gelişimi sırasında gereksinim duyduğu bu büyük oranda kalsiyumu sizin vücudunuzdan ve kemiklerinizden alır. Bu durum daha sonraki dönemlerde sizin kendi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilir.
Günlük ne kadar kalsiyuma ihtiyaç vardır?
Kadın ya da erkek, hamile yada değil tüm insanların günde 1000 miligram kalsiyum almaları gereklidir. 50 yaşın üstündekilerde bu miktar 1200 miligramdır.
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 59 alıntıdır.
Çocuklar büyür mü, büyütülür mü?
Bir yetişkin diğer bir yetişkine "seni büyütüyorum" derse garip karşılanır. Anne-babalar için ise "çocukları büyütmek" çok normal gibi görünmektedir. Oysa çocuklar büyür, biz onların büyümesi için gerekli ortamı sağlarız.
Anne babalığın temelde iki rolü vardır. Çocuğun gelişimi için uygun ortamı sağlamak ve çocuğun yapabildiklerine tepki vermek. Uygun ortam, çocuğun korunması, beslenmesiyle ilgili yapılanlardır. Çocuğa tepki vermek ise çocuğun davranışlarını takdir etmek ya da uygun bir dille eleştirmek ve istenmeyen davranış yerine, beklenen istenen davranışı ifade etmektir.
Çocuğa tepki vermek, bir anlamda çocuğun yaptıklarına geribildirim vermektir. Çocukların gelişimi açısından en iyi geribildirimin genelleyici değil çabalarını takdir eder şekilde davranışlarına yönelik olduğunda gelişimlerini olumlu etkilediği görülmüştür. Araştırmada bir grup anaokulu çocuğuna başardıkları bir iş sonrası "sen iyi, akıllı bir çocuksun", gibi genel takdir ifadeleri söylenmiş, bir başka grup çocuğa ise çabalarını takdir eden "iyi çalıştın, bu yaptığın işe yaradı, başka yolları da düşünebilir misin?" gibi ifadeler söylenmiştir. Bu geribildirimlerin ardından çocukların herhangi bir başarısızlıkta, tepkileri gözlenmiştir. Çabaları takdir edilen ve farklı çözümleri düşünmesi istenen çocukların, genel ifadelerle kişilikleri takdir edilen çocuklara oranla işler ters gittiğinde becerilerini kullanıp kendilerine güvenli oldukları görülmüştür. (Dweck, 1999, syf 112, 113).
Bu araştırmanın bize söylediği en temel şey çocuklarının "çabalarının" takdirinin onların gelişimi için önemli bir araç olduğudur. Çocuklar doğal olarak birbirlerinden farklıdır. Farklı ilgi ve yeteneklere sahiptir. Dolayısıyla bazı konularda daha çok, bazı konularda daha az zorlanacaklardır. Araştırmalar, çabanın takdir edilmesinin, önemsenmesinin çocukların zihinsel ve duygusal gelişimini olumlu etkilediğini göstermektedir.
Bazen anne-babalar çocuklarını kafalarındaki insanlar yapma tuzağına düşerler. Bir başka deyişle çocuklarının çabalarını takdir edip onların büyümelerine fırsat tanımak yerine, onları kendi projeleri gibi görüp istedikleri şekilde büyütmeye çalışırlar. Çoğu kez bu tuzağa düşen anne-babalar, çocuklarıyla ilişkilerinde sorunlar yaşanır. Çünkü bu anne-babalar çocuklarına ve onların çabalarına odaklanmak yerine, kafalarındaki projeye odaklanmıştır.
Çocukları büyütmek ile çocukların büyümelerine destek olmak arasında fark vardır. Yukarıda bahsedilen araştırmada da olduğu gibi çocuklarının çabalarının takdir edilmesi, onların farklı seçenekleri düşünmelerini sağlamak çocukların büyümesine destek olmaktır. Çocuklara sık sık genelleyici ifadeler söyleyip, çabalarını göz ardı etmek ise çocukların sorunlarla karşılaştıklarında çaresiz, kendilerine güvensiz olmalarına neden olabilir.
Aşağıdaki öykü çabanın geişimde önemini anlatmaktadır:
İki adam ormanda yürürken bir kelebek ko-zası görmüşler. Bu esnada yeni olgunlaşmaya başlayan bir kelebek kozadan çıkmak için kozanın duvarlarını zorluyormuş. Adamlardan biri lBen şuna yardımcı olayım da bir an önce kozanın duvarlarını yırtsın' diye düşünerek öbür ada-mın müdahale etmesine fırsat tanımadan bir ha-reketle kozanın duvarını yırtmış ve kelebeğin çık-masını sağlamış. Diğer adam "Sen ne yaptın şim-di bu kelebek uçamayacak" demiş. Kozayı yırtan adam hayretle "Neden? Ben ona yardımcı ol-dum." demiş. Diğer adam "Bu kelebeğin uçabil-mesi için kanatları ile kozanın duvarlarını zorla-ması gerekir eğer zorlayarak açmayı başaramaz ise kanatlan yeteri kadar güçlenemez, kanatları yeteri kadar güçlenmeyince de kozadan çıktığı zaman uçamaz. Sen ona yardım edeyim derken kötülük ettin, kanatlarının yeteri kadar güçlen-mesini engelledin." demiş.
Çocuklarınızın çabalarını takdir ederek onların kanatlarını güçlendirmenizi dileriz.
Kaynak: Dweck, C. (1999). Self Theories: Their Role in
Motivaîion, Personality, and Development (syf 112-113}
Philadelplna: Psychohgy Press A member of Taylor&brancis Group
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 32 alıntıdır.
Çocuklar büyür mü,büyütülür mü?
Açev
Anne çocuk eğitim vakfı
Hamilelikte Baharın Keyfini Çıkarın
Alıp başını gitme mevsimi olan baharın gelmesiyle birlikte insanlar tekrar sokaklara, bahçelere, parklara çıkmaya başlıyor. Kış boyunca evlerine kapanan hamileler de baharla birlikte dışarıya çıkma, güneşten yararlanma ve bol yürüyüş yapma şansını yakalıyor. Hamilelerde baharda artan hareketliliğe karşılık "nasıl rahat ederim?" sorusu gündeme geliyor. Hamileler "nasıl giyinmeliyim, hangi ayakkabıyı kullanmalıyım ve aşırı güneşten nasıl korunmalıyım?" gibi birçok soruya cevap arıyor.
Bahar psikolojimizi olumlu etkilediği kadar, fizyolojimizde de bir takım değişikliklere yol açıyor. Kışın soğukta deri ve damarların toplanması nedeniyle vücudumuz daha az ısı kaybediyor. Kan ise beyin, kalp, böbrekler ve diğer organlarda yoğunlaşıyor. Baharla birlikte bu durum tam tersine dönüyor, öncelikle damarlar genişleyerek fazla kan kalp, böbrek ve diğer organları terk ediyor. Bu durum biyolojik yapımızda birtakım değişiklikleri beraberinde getiriyor. Anne adaylarının baharın getirdiği bu değişimleri tolere edebilmeleri için beslenme şekillerine ve bol egzersiz yapmaya özen göstermeleri gerekiyor.
Baharın zengin menüsünden yararlanın
Bahar aylarıyla birlikte meyve ve sebze çeşitlerinin artması hamile kadınların daha sağlıklı beslenmelerine fırsat sağlıyor. Baharda hamilelerin ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri alma şansı yükseliyor. Baharın habercisi olan çilek; içeriğinde bulunan bol miktardaki C vitamini, kalsiyum, demir ve potasyum nedeniyle hamileler için baharın zengin besin kaynaklan arasında yer alıyor.
B vitamini, potasyum ve magnezyum minerali açısından zengin olan erik de hamillerin rahatlıkla yiyebileceği meyveler sınıfında yer alıyor. Baharla birlikte koyu yeşil renkli meyve ve sebzeler de artış gösteriyor. Baharın tüm bu zenginliklerinden doğru yararlanmak istiyorsanız; meyve ve sebzeleri satın alırken renklerinin canlı ve taze olmasına özen gösterin.
Hamile kadınlar baharla birlikte daha fazla enerji tüketecekleri için daha besleyici ve dengeli beslenmeye özen göstermeli. Kalsiyum açısından zengin olan badem, peynir ve balık; protoin açısından zengin tavuk eti, yoğurt, yumurta ve mercimek, C vitamini bulunduran çilek, biber, domates, greyfurt, lahana ve brüksel lahanası, demir açısından zengin et, balık, üzüm ve karaciğer tüketmeyi ihmal etmeyin.
Baharda ayakkabınız sizi sıkmasın
Kış aylarında evlerde sıkılan anne adayları baharın gelmesiyle evin dışında vakit geçirme, bol bol yürüyüş yapma fırsatını yakalıyor. Bu yüzden hamilelerin sağlıklarından olmadan baharın keyfîni çıkarmaları için doğru ayakkabıyı tercih etmeleri gerekiyor. Özellikle hamilelikte vücudun yük dağılımının bozulmasıoluşan ciddi ayak ağrılarının da bu tabloya eklenmesi, ayakkabı seçimini daha da önemli bir noktaya getiriyor. Hamilelikte ayakkabının 5 cm.'den yüksek ya da 0 sıfır topuk olması da sakınca doğuruyor. Bahar aylarında fazla yürümekten kaynaklı ayak rahatsızlıklarının oluşmaması için ayakkabıların rahat, geniş, yumuşak, özet tabanlı seçilmesinde fayda var. Kemik ve eklemlere binen yükü azaltabilen ortopedik ayakkabılar tercih edilebilir.
Rahat kıyaferler giyin
Baharın gelmesiyle kadınlar için soruna dönüşen kıyafet seçimi, hamile kadınlar için de sorun olabiliyor. Baharda günlük yaşamın ev dışında geçirilmesi, vücut ağırlığının her geçen gün artması ve vücudun mevsimsel değişime uyma süreci anne adaylarının bahara hazırlanmasını zorunlu kılıyor. Bu nedenle baharda kıyafet seçimlerinizi kendinizi iyi hissedebileceğiniz ve kolay hareket edebileceğiniz şekilde yapmalısınız. Bu dönemde bol tunikler, T-shirtler, pamuklu eşofmanlar, geniş tayt ve şortlar, esnek ve rahat iç çamaşırları ve göğüs altından bollaşan kıyafetler kurtarıcınız olabilir. Eğer çalışıyorsanızuzun jarse tunik ve altına etek sizi rahatlatabilir. Bu dönemde dar giysiler hem sizi rahatsız ederken, hem de şişman görünmenize neden olur.
Baharda da Güneş Koruyucu Kullanın
Baharla birlikte yüzünü göstermeye başlayan güneş, kontrolsüz yararlanıldığında faydadan çok zarar getirebilir. Hamilelik döneminde östrojen hormonunun etkisiyle yanaklarda, burun köprüsündedudak üstünde görülen lekeler artan güneşle birlikte daha da belirgin bir hal alabilir. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde korumasız yapılan uzun yürüyüşler güneş çarpmasına, vücudun susuz kalmasına yada cilt problemlerine neden olabilir. Bu nedenle hamile kadınların güneşe çıkmadan önce güneş koruyucu kullanmaları, güneş gözlüğü ve şapka takmaları gerekiyor. Hamile kadınların özellikle bitkisel ürünleri kullanmaları cilt sağlığı açısından Önemli... Hamileler günlük yüz bakımı yaparken her zamanki gibi ciltlerini önce temizleme sütüyle temizleyip, ardından nemlendirerek parlak, yumuşak ve taze bir görünüm kazandırabilir.
Güneşin zararlı ışınlarından korunun ama mutlaka faydalanın
Hem anne adayı hem de doğacak bebeğin gelişimi için önemli olan D vitamini ihtiyacını bahar güneşinden faydalanarak giderebilirsiniz.
Bebeğin yeterli D vitamini alması için anne adayının D vitamini depolamış olması gerekiyor. Sabah ve akşam saatlerinde güneşin altında 15-20 dakika kalarak bebeğiniz ve kendiniz için gerekli olan D vitaminini depolayabilirsiniz. Kışın havaların kapalı olması nedeniyle gelişen D vitamini eksiğinizi bahar güneşiyle giderebilirsiniz.
Baharda bol bol yürüyün
Bahar ayları, hamilelerin yapılabilecekleri en uygun sporlardan biri olan yürüyüş için en mükemmel ortamı hazırlıyor. Anne adayını fazla yormayan yürüyüş, güvenlik açısından da sorun yaratmıyor. Ayrıca hamileliğinde yüzen kadınlar kendilerini daha az yorgun hisseder, daha güzel uyur, ve gebeliğin getirdiği ruhsal ve fiziksel streslerle daha kolay başa çıkabilir.
Hamilelik döneminde polenlere dikkat!
Baharın gelmesiyle birlikte doğada da canlılık yaşanmaya başlıyor. Bu aylarda ot, ağaç çiçekleri ve çiçeklerin açmaya başlamasıyla atmosferdeki polen miktarı da artıyor. Atmosferdeki polenlerin vücutta reaksiyon göstermesiyle bahar nezlesi ortaya çıkıyor. Bahar nezlesi hamile kadınların da günlük yaşamlarını ve sağlıklarını olumsuz etkiliyor. Hastalık, hapşırma, tıkanıklık, akıntı, gözlerde kaşıntı ve sulanma, öksürük ve baş ağrısı gibi belirtiler veriyor. Hamilelerin bu tür belirtileri hissetmelerinin hemen ardından doktora başvurmaları gerekiyor.
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 66/67 alıntıdır.
GÖZ ALERJİSİNDEN KORUMAK İÇİN NE YAPMALIYIM?
Soru: Kızım her Nisan Mayıs aylarında göz alerjisi olur. Bu sene olmaması için ne yapmalıyım?
Cevap: Her Nisan-Mayısta göz alerjisi olan çocuğun koruyucu göz damlaları ile bu sezonu geçirmesi gerekir. Bir de Temmuz'a kadar çok polenli yerlere pikniğe vb gitmemek gerekir.
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 44 alıntıdır.
OĞLUMUN GÖBEĞİ YENİ DÜŞTÜ Oğlum 10 günlük.
Soru: Göbeği yeni düştü. Ama hala ıslak görülüyor. Ne yapmalıyım?
Cevap: Göbek düştükten sonra üzerine 1-2 damla zeytinyağı dökülmüş kuru gazlı bezi bebeğin göbeğine koyup gün içinde 3-4 kez gazlı bezi yenisi ile değiştirmek gerekir. 3-4 gün oonra da artık hiç bir şey koymayın. Bebeğin atleti veya bezine göbekler) bulaşan akıntılar oluyorsa doktora götürün. Aksi halde artık dikkat et¬meniz gereken bir şey kalmamış demektir.
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 44 alıntıdır.
12 AYLIK KIZIMIN DİŞLERİ HENÜZ ÇIKMADI
Soru: Kızım 12 aylık ve dişleri daha çıkmadı. Sizce vitamin eksikliği mi var?
Cevap: Bebeklerin ilk dişlerini çıkarması 15 aya dek gecikebilir. 15 aya dek hiç diş çıkarmayan be¬bekte vitamin sorunlarından önce tiroid sorunları akla gelir.
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 44 alıntıdır.
ANNE 5ÜTÜ ALIYOR AMA EK GIDALARA BAŞLAMAK İSTEMİY0R
Soru: Çocuğum 7 aylık. Anne sütü alıyor. Ama ek gıdaları yemek istemiyor. Meyve püreleri haricinde ne vermemi önerirsiniz?
Cevap: 7 aylık bir bebek anne sütü dışında meyve püreleri, etli sebze çorbaları, kahvaltı ve kaşık mamaları almalıdır.
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 44 alıntıdır.
2 YAŞINDAKİ KIZIM ÇOK SIK KABIZ OLUYOR
Soru: Kızım 2 yaşında çok sık kabız oluyor. Kabızlığı önlemek için ne yapabilirim?
Cevap: 2 yaşındaki kabızlık büyük olasılıkla beslenme kökenlidir. Ama tuvalete alıştırma dönemlerinde de psikojenik kabızlık yaşanabilir. Bol posalı, lifli beslemek gerekir, özellikle kabuğuyla taze sebze-meyve verilmelidir. Tam buğday ekmeği, kepekli pirinç de verilebilir. Bol su ve her gün aynı saatlerde tuvalete oturtmak da önemlidir.
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 44 alıntıdır.
BACAK EĞRİLİKLERİ HANGİ YAŞTA DÜZELİR?
Çocuklarda bacak eğriliği hangi yaşta düzelir?
Soru: Kızım şu an 1 yaşında 6 aylıkken doktora götürmüştük şu an için problem olmadığını zamanla düzeleceğini 6 ay sonra tekrar gelmemi söyledi. Ama değişen bir şey yok.
Cevap: Bacak eğriliği normal değildir. Düzelecek diye beklenmez.gerekiyorsa kalsiyum, fosfat, alkalen fosfat ölçümleri yapılıp, bacak filmi çekilip tedavi başlanır. Güneş banyoları da çok iyi gelir.
annebebek /nisan 2009 sayı:100 sayfa 44 alıntıdır. |